İlk diş heyecanı…

Kızım Zeynep’i 22 temmuz 2014 ‘ de çok güzel bir salı sabahında kucağıma aldım.İlk sarılış, ilk dokunuş, kokusu, onu ilk öptüğümü hatırladığım anlarda hala gözlerim dolar. Karnımda taşırken, gelişini beklediğim dakikalar, saatler, günler geçmek bilmezken; doğumuyla saatler, günler, aylar nasıl geçti bilemedim.

En büyük yardımcım melek kalpli annem, yardımcı melek kalpli kız kardeşim, her şeyim canım eşim ve doğuştan kadınlara verilen ilahi annelik kodlarıydı. Günler su gibi geçerken Zeynep’in 3.ay’ından itibaren gelen salyalar, acı dolu ağlamalar ve diş kaşımaları “annecim ben büyüyorum” ilk dişim geliyor mesajını veriyordu.

6.ay’ dan itibaren ek gıdalara geçtim tabi tatlı tatlı meyve püreleriyle. Anne sütünden ek gıdalara geçiş mevsim meyvelerinden elma, armut, kivi…Tabi herkes Zeynep’in ilk dişini görme, hediyesini alma telaşında…tatlı kaşığı elden ele geziyor.
Melek kalpli annemin ise parmağı sürekli Zeynep’in damağında.İlk ben görücem hediyesi hazır diyip duruyor.Amaaaa ben meyve püresini verirken kaşıktaki tınlamayı ben duydum. Evet evet zeynepin dişi gelmişti. Sarıldım öptüm sen büyüyorsun bebeğim işte ilk dişin geldi dedim. Beni anladı ve o da beni tebrik etti…Beni ne güzel büyütüyorsun annecim dedi. Evet evet dedi o gözlerdeki sevinç ve mutluluk …Kesinlikle demek istediği buydu…Ben anladım. Bütün anneler anlar. Birbirimize söz verdik ananeye söylemeyecektik ve uyguladık. Ananemiz o günün akşamında bir çığlık attı. Zeynep’in dişi geldi onu ilk ben gördüm…
Tabi bizim Zeynep’le roller tastamamdı. Sevindik tebrikleştik sanki her şey ilk defa fark edilmiş gibiydi.Anneannesi bembeyaz kıyafetini Zeynep’e giydirdi ve altınını yakasına taktı. Zaten hep yanındaydı kesin ilk o görecekti ve hala öle zannediyor. Bu sır bizimle dimi Zeynep’im..Annesine düşen tüm sevdiklerimize dağıtacağımız hediye çikolataları hazırlamaktı. Herkesin bizimle birlikte ağzı tatlanmalıydı. Zeynep’le kolları sıvadık ve tasarladık.Çikolataların üzerine “dikkat Zeynep’in dişi çıktı ısırabilir” yazdık. Çünkü Zeynep ve annesi şakacıdır. Eğlenmeyi, gülmeyi, güldürmeyi çok sever. Ertesi sabah erkenden kalkıp buğday ve şekeri birlikte kaynattım. Amaç Zeynep’in dişleri bembeyaz  inci gibi düzgün olmalıydı.Biz buna diş buğdayı babası ise bu bizim hedik dedi. Üzerlerine kaymaklı dondurma koyup dağıttık. Herkes tek tek güzel dileklerini sundu. 6.ay, 9.ay, 12.ay derken şimdi 18.ay ve neredeyse tamamlanan sıra sıra inci dişler…Büyüyorsun canım kızım  ve büyümelisin bu doğanın gereği…Seni sevgiyle ve hayretle izliyorum sanırım bütün bebekler bir kılavuzla doğuyor kendi kurallarını uyguluyor bizler onlara sadece eşlik edip yanlışlarında yol göstermek değil doğrusuna yöneltmeye çalışıyoruz hepsi bu…
Şimdi gözlerim gene nemlendi büyüyünce anlayacaksın, anne olunca anlayacak annelik diyeceksin. Sadece 3 hece an-ne-lik …
3 heceye sığan koca bir dünya…
                                                                                                                                                                  Gülşen Arkant Erden